Kız Bebek İsimleri K-L

KAİNAT: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar

KAMER: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında

KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan

KARDELEN: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi

KAYRA: Yüksek tutulan yada sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan geldiğine inanılan iyilik; İhsan, lütuf

KIVANÇ: Sevinç

KIVILCIM: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası

KIZILTAN: Kızıl renk almış tan

KÖSEM: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç

KUĞU: Beyaz tüylü bir su kuşu

KUMRU: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş

KUMSAL: Kumla örtülü deniz kıyısı

KUTAY: Kutlu,uğurlu ay

KUTSAL: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse

KUZEY: Bir yön

KÜBRA: Büyük, ulu; Büyük önerme

LAL: Parlak, koyu kırmızı renkte olan

LALE: Çan biçiminde bir çiçek

LAMİA: Parlayan, parlak

LERZAN: Titreyen,titrek

LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gece

LEYLİFER: Gece ışığı

LİLA: Açık eflatun

Kız Bebek İsimleri G

GAMZE: Göz kırpma, gözle işaret; Nazlı bakma; Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur

GAYE: Amaç, erek

GAZAL: Ak geyik, ahu; Geyik yavrusu; Güzel söz (mecazi)

GAZEL: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume; Tek kişinin özel ahenkte okuduğu müzik parçası; Sonbahar vaktinde düşen yapraklar

GECE: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre

GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek

GENCAY: Yeni doğmuş ay; Hilal biçimindeki ay

GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan

GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey

GONCA: Tam açılmamış çiçek

GÖRKE: Heybetli

GÖK: Yerin göz ile görülebilen ufuklarından başlayarak yukarıda kubbenin içi gibi gözüken sonsuz boşluk; Mavi renk

GÖKAY: Hem gök, hem ay; Güzel ay

GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında

GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel

GÖKSU: Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı

GÖKYEL: Kuzeydoğudan esen rüzgar, poyraz

GÖNEN: Rutubet, yaşlık; Ekilecek toprağın tavlandırılması

GÖNÜL: İstek, arzu

GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte

GÖZEN: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar

GÜHER: Cevher

GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül

GÜLBAHAR: GÜL+BAHAR; Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi

GÜLBEN: GÜL+BEN= gül yüzlü

GÜLÇİN: Gül toplayan

GÜLDEN: Güle ilişkin, gülden yapılmış

GÜLEN: Güleç yüzlü, mutlu anlamında

GÜLENAY: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel

GÜLFEM: Ağzı gül gibi olan

GÜLGEN: Güler yüzlü

GÜLGÜN: Gül renkli; Gülen, gülümseyen

GÜLHAN: Gül kadar çok sevilen, han, hakan

GÜLİSTAN: Gül bahçesi

GÜLİZ: Gül yetiştiren

GÜLİZAR: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makam

GÜLNİSA: Gül+Nisa (Nisa=Kadınlar), gül gibi kadınlar anlamında

GÜLRİZ: Gül saçan

GÜLRU: Gül yüzlü, gül yanaklı

GÜLSU: Gül ve su gibi güzel

GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında

GÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan

GÜLŞEN: Gül bahçesi

GÜLTEN: Gül tenli, vücudu gül gibi

GÜLÜM: Bana ait olan gül

GÜLÜMSE: Tebessüm et

GÜN: 24 saatlik zaman dilimi; Güneşin yeryüzüne gönderdiği ışık; Güneş, yaşam

GÜNAL: Işık al, ışıklı ol

GÜNAN: Doğumuyla sevinç getiren; Anılan gün

GÜNAY: Hem gün, hem ay

GÜNÇİÇEK: Ay çiçek

GÜNDEN: Güne ilişkin, güneşe ilişkin; Güneşten bir parça

GÜNDÜZ: Günün aydınlık bölümü

GÜNEŞ: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök cismi

GÜNEY: Her zaman güneş gören, güneşli yer; Bir yön

GÜNHAN: Oğuz han’ın altı oğlundan biri

GÜNSU: Gün gibi aydınlık, su gibi berrak

GÜRAY: Bol ışıklı ay, güçlü ay

GÜRDAL: Güçlü dal, sık dal

GÜVEN: Güvenmekten, yürekli ol anlamında

GÜZ: Sonbahar

GÜZAY: Güneş olmayan yer; Kuzey; Güz ve ay

GÜZEL: Hoşa giden,hayranlık uyandıran

GÜZİN: Seçilmiş, seçkin

GÜZÜN: Güz mevsiminde olan

Erkek Bebek İsimleri T

TAHA: Yüksek bulut; Yaymak, düzgün serip döşemek; Peygamberimizin adlarındandır.

TAN: Sabahın gün doğmadan önceki zamanı, sabah aydınlığı

TANAL: Tan kızıl, kızıl tan anlamında

TANAY: Şafaktaki ay

TANDOĞAN: Şafak vakti; Tan vakti dünyaya gelen

TANGÜN: Hem tan, hem güneş

TANIL: Bilin, ün yap, isim yap

TANSEL: Tan vaktinin güzelliğini kendinde yansıtan

TANYOL: Işıklanacak yol, güneşlenecek yol

TARIK: Sabah yıldızı

TARKAN: Ayrıcalıklı, saygın kişi

TAYFUN: Şiddetli fırtına

TAYFUR: Bir kuş ismi

TAYGA
: Avrupa’dan Doğu Asya’ya kesintisiz uzanan orman

TAYLAN: Boylu poslu kimse; Yele açık olan yer; Fırtınalı bozuk hava; Ormansız çıplak yer

TEOMAN:
Duman, tuman; Hun imparatoru Mete Han’ın babası

TİBET: Çin’in batısında bağımsız bir bölge

TINAZ: Savrulmak için hazırlanan ekin yığını

TOKTAMIŞ: Altınordu devleti hanı

TOLGA: Eski savaşçıların başlarına giydikleri demir başlık, miğfer

TOLUN: Tamamıyla aydınlık ve yuvarlak olan

TOLUNAY: Dolunay

TONGUÇ: En büyük çocuk

TORAMAN: Tombul, iri yapılı çocuk

TOYGAR: Tarla kuşu

TOYGUN:
Genç, delikanlı

TÖRE: Bir toplumun gelenek, görenek ve alışkanlıkları

TUFAN: Şiddetli yağmur

TUNCA: Meriç ırmağının bir kolu

TUNÇ: Bakır, çinko ve kalayın karışımından oluşan, pirince benzeyen koyu kızıl bir alaşım

TUTKU: Bir insanın isteme, duyma ve düşünmesine egemen olan çok güçlü duygu; Uzun süreli kalıcı ve güçlü duygulanım; Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç, ihtiras

TÜMAY: Sessiz, rahat, huzurlu

TÜMER: Çok, olanca erkek

TÜREL: Türe ile ilgili olan, hukuki

Erkek Bebek İsimleri K-L

KAAN: Hanlar hanı

KAHRAMAN:
Yiğit,cesur

KAĞAN: Hakan, imparator

KAMER: Ay

KANAT: Kuşlarda uçmayı sağlayan üst üyeler

KANDEMİR: KAN+DEMİR=Kanmış tok demir anlamında

KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan

KARTAL: Yüksek kayalarda yaşayan yırtıcı bir kuş

KAYA: Büyük ve sert taş kütlesi

KAYIHAN: Güçlü hükümdar

KEREM:
Lütuf

KERİM: Soylu, cömert, yüce

KILIÇ: Uzun ve kesici savunma aracı

KIRAÇ: Sulanmayan toprak, kır halinde işlenmemiş bitek olmayan toprak

KIVANÇ: Sevinç

KIVILCIM: Yanmakta olan ateşten sıçrayan küçük ateş parçaları

KORAL: Sınır muhafızı; Kaynağı dini ezgi olan orkestra parçası

KORAY: Kızıl renk almış ay

KORHAN: Kor ateş gibi han

KORKUT: Korkusuz, heybetli

KÖKSAL: Kök+Sal

KUBİLAY: Moğol hükümdarı

KUDAY: Tanrı

KUDRET: Erk, iktidar

KUNTAY: İri yapılı genç

KURTHAN: Kurt+Han

KURTULUŞ: Tehlikeli veya kötü bir durumu aşmak

KUTALP: Mutlu olmuş yiğit kişi

KUTLU: Uğurlu, ongun

KUTLUKHAN: Kirman’da hüküm sürmüş hanedan

KUZEY: Bir yön

KÜRŞAD: Göktürk Prensi

LAÇİN: Kahraman, korkusuz, yürekli.

LEMİ: Parlama, parıltı

LEVENT: Savaş zamanında deniz askerliği yapan asker sınıfı

LİDER: Önder

Erkek Bebek İsimleri H

HAFIZ: Koruyan, saklayan; Kuran’ı ezberlemiş kişi

HAKAN: Eski Türk ve Moğol hükümdarı

HAKKI: Doğrulukla, adaletle ilgili

HALDUN: Sonsuz, ebedi olan

HALİL: Yakın dost

HALİM: Sessiz, sakin; Yumuşak huylu; Yavaş

HALİS: Katıksız, saf, temiz; Yanlız

HALİT: Sonsuz, sürekli

HALUK

Herkesle iyi geçinen,temiz huylu

HAMDİ: Allahı övmek, şükretmek

HAMDULLAH: Allahın övgüsü

HAMİ; Himaye eden, koruyan

HAMİT: Övgüye değer

HAMZA: Heybetli, azametli

HARUN: İnat eden, huysuz

HASAN: Güzellik, iyilik

HAŞİM: Gösterişli, muhteşem

HAŞMET: Görkem, gösteriş, büyüklük

HAYAT: Doğumdan ölüme olan süre

HAYATİ: Dirilik, canlılık; Hayatla ilgili

HAYDAR: Cesur, yiğit

HAYRETTİN: Dinin hayırlı, mübarek kıldığı

HAYRİ: Hayırla, iyilikle ilgili

HAYRULLAH: Allahın hayırlı ettiği

HAZAR: Barış, güven

HAZIM: Akıllı, işbilir

HINCAL: Öç al anlamında

HIZIR: Ölümsüzlüğe kavuştuğuna inanılan kişi

HİDAYET: Doğru yola girme, müslüman olma

HİKMET: Bilgelik, özlü söz, vecize

HİLMİ: Sakin, yumuşak huylu

HİMMET: Çaba, emek, irade

HÜDAVERDİ: Allahın verdiği

HÜR: Özgür

HULKİ: Yaradılışla ilgili, iyi huylu, ahlaklı

HULUSİ: Saf, içi temiz, samimi, içten

HURŞİT: GÜneş

HÜRAY: Ay gibi özgür

HÜRCAN: Özgür

HÜRKAN: Özgür soydan gelen

HÜSAM: Keskin kılıç

HÜSAMETTİN: Dinin keskin kılıcı

HÜSEYİN: Küçük sevgili

HÜSNÜ: Çok güzel

Erkek Bebek İsimleri D

DAĞHAN: Oğuz tanrılarından biri; Yerkabuğunun çıkıntılı bölümleri; Eski Türklerde dağ tanrısı

DALAY: Deniz

DALGA: Denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi; Hareketli su kütlesi

DARCAN: Sabırsız, aceleci

DEĞER: Yüksek nitelikleri olan kimse

DEHA: İnsan zekasının ulaştığı en yüksek nokta

DEMİR: Yeraltından çıkarılan işlemeye çok elverişli bir metel

DENİZ: Yerkabuğunun çukur bölümlerini kaplayan birbirine bağlantılı tuzlu su yığını; derya

DENİZHAN: DENİZ+HAN

DERİN: Çok gelişmiş, çok ilerlemiş

DERMAN: Güç

DESTAN: Efsane

DEVRAN: Zaman; devir

DEVRİM: Hızlı,geniş kapsamlı niteliksel değişim

DİNÇ: Güçlü ve sağlıklı kimse

DİRİM: Yaşama gücü

DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; tabiat

DOĞAÇ: Önceden düşünülüp hazırlanmadan ortaya çıkan düşünce, eylem

DOĞAN: Kartalgillerden alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş

DOĞANHAN: Doğan kuşu gibi çevik ve atılgan han

DOĞU: Güneişn doğduğu ana yön, şark

DOĞUKAN: Doğu halkından olan

DONAT: Giyindir, teçhiz et anlamında

DORUK: Zirve, dağların en yüksek yeri

DORUKHAN: Hanlar hanı (Öneren: Bahar Hamarat)

DUMAN: Bir maddenin yanmasıyla çıkan renkli gaz

DURU: Berrak,saf

DURUL: Berrak duruma gel anlamında

DÜNYA: İçinde yaşadığımız gezegen

Erkek Bebek İsimleri Ç

ÇAĞ: Başı ve sonu belli olan ve belli bir özellik taşıyan zaman dilimi

ÇAĞAN: Bayram; Doğan kuşu

ÇAĞATAY: Cengizhan’ın ikinci oğlunun adı

ÇAĞDA: Yeni bir çağa adım atılmış

ÇAĞDAŞ: Çağın koşullarına uyguna uygun; Aynı çağda yaşayan

ÇAĞHAN: Çağın hanı; Çağdaş han

ÇAĞIL: Çağlamak eyleminden çağıl; Küçük taş parçacıkları, çakıl

ÇAĞIN: Yıldırım; Çağa ilişkin

ÇAĞLAR: Çağlayan, çağlayıp akan; Şelale

ÇAĞLAYAN: Köpürerek yüksekten düşen su

ÇAĞRI: Davet

ÇAKABEY: Oğuzlarda bir Türk beyi

ÇAKIR: Göz rengi mavi, benekli

ÇELİK: Özel bir metal alaşımı; Sağlam

ÇETİN: Çözümlemesi güç olan

ÇEVİK: Çabuklukla davranan

ÇINAR: Uzun ömürlü bir ağaç cinsi

ÇIVGIN: Rüzgar ve karla karışık yağan yağmur

ÇOLPAN: Gözleri uzağı iyi gören; Çoban yıldızı

ÇAĞ: Başı ve sonu belli olan ve belli bir özellik taşıyan zaman dilimi

 ÇAĞAN: Bayram; Doğan kuşu

ÇAĞATAY: Cengizhan’ın ikinci oğlunun adı

ÇAĞDA: Yeni bir çağa adım atılmış

ÇAĞDAŞ: Çağın koşullarına uyguna uygun; Aynı çağda yaşayan

ÇAĞHAN: Çağın hanı; Çağdaş han

ÇAĞIL: Çağlamak eyleminden çağıl; Küçük taş parçacıkları, çakıl

ÇAĞIN: Yıldırım; Çağa ilişkin

ÇAĞLAR: Çağlayan, çağlayıp akan; Şelale

ÇAĞLAYAN: Köpürerek yüksekten düşen su

ÇAĞRI: Davet

ÇAKABEY: Oğuzlarda bir Türk beyi

ÇAKIR: Göz rengi mavi, benekli

ÇELİK: Özel bir metal alaşımı; Sağlam

ÇETİN: Çözümlemesi güç olan

ÇEVİK: Çabuklukla davranan

ÇINAR: Uzun ömürlü bir ağaç cinsi

ÇIVGIN: Rüzgar ve karla karışık yağan yağmur

ÇOLPAN: Gözleri uzağı iyi gören; Çoban yıldızı

Kız Bebek İsimleri T

TAMAR: Damar

TANGO: Özel ritimli,çift kişilik ağır bir dans

TANYELİ: Sabah olurken çıkan hafif rüzgar

TİLBE: Gezginci ozan

TILSIM: Esrarlı ve olağanüstü güç taşıdığına inanılan nesne

TOMRİS: M.Ö. 6 yy da yaşamış bir kraliçenin adı

TÖREN: Anma , kutlama , karşılama , evlenme vb. için yapılan toplantı

TUĞBA: Dalları bütün cenneti gölgeleyen kutsal ağaç

TUĞÇE: Kadın sultanın başındaki tuğ

TULU: Gökcisimlerinin doğuşu

TUTKU: Aşırı özlem , gönül verilen

TUTYA: Göze çekilen sürme.

TÜLİN: Ayın çevresinde oluşan hale

TÜMAY: Dolunay

TÜRKUVAZ: Türk rengi de denilen mavi renkte değerli bir taş

TÜRKÜ: Halk şiirinde kendisine özgü ezgisiyle söylenen uyaklı nazım biçimi

TÜVANA: Dinç , canlı

Kız Bebek İsimleri U-Ü

UMAY: Çocukları ve hayvan yavrularını koruduğuna inanılan tanrıça

ÜLGEN: Bir iyilik Tanrısının adı.Yüce

ÜLGER: Şeftalideki ince tüy.

ÜLKER: Yedi yıldızdan oluşan takım yıldızı

ÜLKÜ-M: Uğrunda özveride bulunmaktan çekinilmeyen yüce dilek

ÜRÜN: Doğadan elde edilen yararlı şeyler.

ÜVERCİNKA: Güvercin kanadı.

ÜZÜM: Asmanın salkım durumundaki meyve.

Kız Bebek İsimleri O-Ö

OKSAL: Ok at; Oka ilişkin

OLCAY: Mutlu, ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih

OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan

ONGÜL: Önayak olmak; İlk gül

ORKİDE: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı

OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel

OYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı

ÖDÜL: Armağan

ÖNAY: Yeni çıkmış ay

ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan

ÖVGÜ: Övme, övmek için söylenen söz

ÖVGÜN: Övülmüş, övülen kişi

ÖVÜNÇ: Övünmeye yolaçan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övgünç, öğünç

ÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay

ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında

ÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan

ÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili

ÖZEN: Büyük hassasiyet göstermek

ÖZGE: Yabancı

ÖZGEN: Başına buyruk; Kuzu kulağı otunun filizi

ÖZGÜL: Öz+Gül, gerçek gül, benim gülüm anlamında

ÖZGÜR: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, koşula bağlı olmayan, başına buyruk, hür

ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da birşeyi görme, kavuşma isteği; Hasret

ÖZLEN: Görme isteği uyandır, kavuşma isteği ver, seni özlesinler

ÖZSU: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su